ZERDEÇAL ve TEDAVİDE KULLANIMI

Bilimsel ismi “Curcuma Longa”, bunun dışında yaygın kullanılan isimlerinden bazıları Hint safranı, “curcumin”, “jiang huang” olan zerdeçalın tıbbi öyküsü yaklaşık olarak 5000 yıl öncesine dayanmaktadır. Geleneksel tıpta daha çok yara iyileşmesi ve mide problemleri için kullanılmaktadır. Yapısında bulunan rizom ise bazı ülkelerde kozmetik maddelerde veya baharat olarak yemeklerde renklendirici olarak kullanılmaktadır.

Zerdeçal hafızayı güçlendirmek, artrit ve kanser önlemede kullanılmak üzere bir çok alanda pazarlanmaktadır. Farklı biyolojik etkileri keşfedildikçe, zerdeçalın potansiyel olarak kanser dahil bir çok ciddi hastalık tedavisinde de kullanımı araştırılmaktadır.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda zerdeçalın bazı biyoaktif bileşikler içerdiği gözlenmiş.

Bu nedenle yapılan araştırmalarda zerdeçalın nöron koruyucu, antiinflamatuvar, immün sistemi düzenleyici, kimyasal maddelerin zararlarına karşı koruyucu, zayıf fitoöstrojen, kemoterapi ve radyoterapiye duyarlılığı arttırıcı etkileri olduğu  gözlenmiş.

Kanser alanında yapılan zerdeçal araştırmalarına örnek olarak şu çalışmalar verilebilir:

  1. Kalın barsak kanserlerinde hastalara ameliyat öncesi dönemde oral zerdeçal kullanılması ile kaşeksi (ciddi kilo kaybı) ve genel sağlık durumlarında düzelme gözlenmiş.
  2. Yapılan faz 2 bir çalışmada ileri evre pankreas kanserli 21 hastada oral zerdeçal uygulanması ile 2 hastada fayda gözlenmiş.

Zerdeçal için etki mekanizması olarak tümör nekroz faktör-alfa (“TNF-Alpha”) konsantrasyonunu düşürerek bu etkinliği gösterdiği düşünülmektedir.

Etkili tedavi potansiyeli nedeniyle çalışmalar devam etmesine karşılık zerdeçalın barsaklarda emilimi çok iyi değildir. Nanopartikül uygulamaları, lipozomal zerdeçal formülasyonları ve karabiberde bulunan bir alkaloid olan “piperin” ile eşzamanlı kullanımı ile biyoyararlanımı artabilmektedir.

YAN ETKİ olarak alerjik dermatit, ürtiker, geçici atrioventriküler blok gelişebilir.

İlaç etkileşimleri: Sitokrom P450 enzim sistemleri üzerinden bazı ilaçların metabolizmalarını etkileyebilir.

  • Antikoagülan/antiagregan ilaç kullanan hastalarda kanama riskini arttırabilir.
  • Laboratuar ortamında meme kanseri hücre kültürlerinde ADRİAMİSİN ve “camptothecin” (İRİNOTEKAN, TOPOTEKAN)’ nın indüklediği apoptozisi (hücre ölümü) inhibe ederek etkinliğini azalttığı gözlenmiş.
  • Hayvan çalışmalarında zerdeçal kullanımı ile SİKLOFOSFAMİD’e bağlı tümör boyutunda gerileme etkinliğinin inhibe olduğu gözlenmiş.
  • Norfloksasin öncesi zerdeçal kullanımı ile ilacın metabolizmasının etkilenebiliyor.

Özet olarak zerdeçalın antiinflamatuvar etkilerinin olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte kanser hastalarında kullanımı sırasında kemoterapi ilaçları ile oluşabilecek etkileşimler yönünden dikkatli olunmalıdır.

(“ASCO Post” Gary Deng ve Jyothirmai Gubili tarafından yazılan derlemeden faydalanılmıştır).

Kanser Tedavisinde Tamamlayıcı Tedavi Yöntemleri Ve Egzersiz

Kanser hastalığında milletlere, ülkelere ve kültürlere göre farklılık gösteren Tamamlayıcı Tedavi Yöntemleri uygulanmaktadır. Özet olarak başlıklar halinde bakacak olursak tamamlayıcı tedavi yöntemlerinden bir kısmı şu şekilde sınıflandırılabilir:

• Dokunma tedavileri (“touch”): Aromaterapi, akupuntur, refleksoloji, masaj, vb.
• Zihinsel tedaviler (“Mind body”): Dua, Meditasyon, hipnoz, Yoga, vb.
• Konuşma terapileri: Teke tek veya grup şeklinde.
• Hayat tarzı değişimi: Sağlıklı diyet, diyete şifalı bitkiler eklenmesi, düzenli egzersiz, vb.

EGZERSİZ

1. Egzersiz; yürüme, koşma, yüzme, eğlenceli değişik sportif faaliyetlerdir.
2. Hem mental hem de fiziksel sağlık için faydalıdır.
3. Bazı kanserlerde yaşam süresini uzattığı gösterilmiş.
4. Metastazı olmayan meme kanserli 3000 kadında yapılan gözlemsel çalışmada haftada 3-5 saatlik yürüyüşe denk egzersiz yapan kadınlar ile egzersiz yapmayan kadınlar kıyaslanmış. Düzenli egzersiz yapan grupta meme kanserine bağlı ölüm riskinin anlamlı şekilde azaldığı gözlenmiş.
5. Başka bir gözlemsel araştırmada metastazı olmayan evre I, II ve III kalın barsak kanserli 573 kadın hastada düzenli yapılan egzersiz ile kansere bağlı ölüm riskinde belirgin azalma gözlenmiş.
6. Yapılan egzersiz süresinin araştırıldığı başka bir araştırmada haftada en az 6 saat düzenli egzersiz (yürüme, bisiklet, koşma, yüzme) yapan hastalarla haftada 1 saat egzersiz yapan hastalar kıyaslanmış. En az 6 saat yapan grupta diger gruba göre ölüm riskinde %50 azalma gözlenmiş.
7. Erkeklerde değişik kanser türlerinde egzersiz ile yaşam süresi arasındaki ilişki araştırılmış. Farklı kanser tanılı 1021 erkek hastada yapılan bir araştırmada; haftalık 3000 kalori yakacak kadar düzenli egzersiz yapan erkek hastalarda kansere bağlı ölüm riski en düşük saptanmış.
8. 3000 kalori harcanması haftada 5 gün süre ile günlük olarak yapılan 45 dakikalık yürüyüş veya hafif koşuya denk geliyor.

Sonuç olarak egzersiz;
• Kanser gelişme riskini azaltıyor,
• Kanserin nüks etme, tekrarlama riskini azaltıyor,
• Yaşam süresi üzerine faydası var.
• Hayat kalitesini arttırıyor.

Doç. Dr. Mehmet Emin Kalender

 

Randevu Al

TELEFON

444 59 17