Kısa Hikaye Formunda Kanser Metastazı

Kısa Hikaye Formunda Kanser Metastazı

Franz Kafka’ nın Dönüşüm (“Die Verwandlung”) kitabındaki “Gregor Samsa bir sabah tedirgin düşlerden uyandığında, kendini dev bir böceğe dönüşmüş buldu” metamorfozuna atıf yaparak kahramanımıza “SANSA” ismini vereceğim.

Kardeşleri ile birlikte olağan hayatına devam ederken, Sansa‘ da çeşitli sebeplere (karsinojen maddeler, kimyasal toksik maddeler, virüsler, alkol, sigara, vb) bağlı olarak bazı değişiklikler meydana gelmeye başlar (MUTASYON). Kendi başına takılmaya, değişik davranışlar sergilemeye başlar. Bir süre sonra da kardeşlerinden farklı olarak sınırsız şekilde çoğalmaya ve daha fazla yer kaplamaya başlar. Kardeşleri ona KANSA ismini takarlar. Köken olarak kendilerine yakın olduğundan dolayı çok fazla müdahale de etmezler.

Kansa büyüdükçe besin ihtiyaçları da artar ve yeni beslenme kaynakları gerekir. Yeni kaynaklar bulması ve bunlara ulaşabilmesi için belli donanımları kazanması gerekir. Beslenme problemini çözmek için kendisine özel gıda takviye yolları döşemeye başlar (ANJİOGENEZ). Büyümeye devam ettikçe içgüdüleri onu yuvadan ayrılmaya, daha rahat yaşam alanları bulmaya sevkeder. Kendi yavrularından bir kısmı bu sebeple yuvadan ayrılır (DETACHMENT).

Kansa evden ayrıldıktan sonra tünel şeklindeki iyi korunaklı ana ulaşım yoluna ulaşabilmesi için tali yola tutunması ve bir süre yol alması gerekir (ATTACHMENT). Tünele ulaştığında yol ile arasında sağlam bir duvar vardır. Bu sağlam duvarı delmesi (PROTEOLİZ) ve aşması (HÜCRE MİGRASYONU) gerekir. Bu duvarı aşıp tünel içindeki ana ulaşım yoluna çıktığında yolun her yeri kendisine düşman olan ve onu yok etmek isteyen yabancılarla doludur. Yoluna devam edebilmesi için bunlara yakalanmaması, tanınmaması ve yakalanırsa kendini savunabilmesi gerekir (İNTRAVASKÜLER FAZ).

Kansa ana ulaşım yolunda ilerlerken yeni bir yerde, yeni bir hayat kurabilmek için kendisine tanıdık gelen yerler aramaya başlar. En uygun yeri bulduğunda anayoldan çıkmak için yine aynı tünelin sağlam duvarını aşıp dışarı çıkması gerekir (EKSTRAVAZASYON). Duvarı aşıp dışarı çıkınca Kansa bir süre yol aldıktan sonra (HÜCRE MİGRASYONU) kendisine en uygun yerde bulunan yeni yuvasına ulaşıp oraya yerleşir. Yerleştikten sonra yeni yuvasında, kendine yeni bir hayat kurarak çoğalıp büyümesine devam eder (METASTAZ).

Doç. Dr. Mehmet Emin Kalender

Kanser hücreleri metastaz yaparken hemşericilik mi yapıyor ?

Kanser hücreleri metastaz yaparken hemşericilik mi yapıyor ?

Kanser hücreleri çoğalıp tümör dokusu büyüdükçe, bir süreçten sonra başka organlara yayılırlar (metastaz). Metastaz yapma süreci tümör dokusu henüz gözle görülemeyecek kadar çok küçük boyutlardayken bile gerçekleşip yayıldığı organlarda klinik bulgulara sebep olabilir.

Farklı kanser tipleri sıklıkla farklı organlara metastaz yapabilirler. Bazı kanser tiplerinde ise, özellikle kanserin geliştiği organla anatomik olarak ilişkili olmayan bazı organlara metastazlar gözlenir (Metastaz-Organ Tropizmi). Örneğin akciğer kanserinde; böbreküstü bezi, uveal malign melanomda; karaciger, invaziv lobüler meme kanserinde; periton metastazı daha fazla görülür.

Bazı kanser tiplerinin metastazları özellikle bazı organlarda niçin daha sık görülür sorusu akla gelmektedir. İnsanlar hiç bilmediği bir şehir veya ülkeye yaşamak için gittiği zaman yaşam yeri olarak öncelikle hemşerilerinin veya akrabalarının bulunduğu yerleri tercih ederler. Dayanışma ve yardımlaşma ile işleri daha kolay halledilir, tehlikelerden korunur, hayatı nispeten kolaylaşır. Kanser hücreleri de metastaz gibi uzun ve zorlu bir yolculuğa çıktıkları zaman yerleşeceği organları seçerken o dokulardaki çeşitli faktörler, mikroçevre, reseptörler vs gibi farklı etkenlerle kendisine tanıdık gelen organları tercih etmektedir. Muhtemelen kanser hücreleri kendisine daha yakın bulduğu (hemşeri gibi) o dokulara yerleşip işleri kolaylaştığı için yabancılık çekmeden, zarar görmeden kolaylıkla ve hızla büyümeye devam etmektedir.

Doç. Dr. Mehmet Emin Kalender

Elektronik sigara ile normal sigara arasında fark var mıdır, hangisi daha zararlıdır ?

Son yılların çok tartışılan konularından biri olan elektronik sigara (e-sigara), ilk defa 2004’te Çin’ de icat edilmiştir ve kullanımı giderek artmaktadır. Bu konuda en çok merak edilen konular sigara bırakmaya gerçekten yardımcı olmakta mıdır ? Sigaradan daha mı az zararlıdır? Kansere sebep olabilir mi ?
• Elektronik sigaraların çoğu bir kartuş, bir pil ve bir de püskürtec içerir. Kartuşta değişik konsantrasyonlarda nikotin bulunmaktadır.
• Sigara bıraktırma konusunda net bir delil ve bilgiye sahip değiliz.
• Elektronik sigaraların kimyasal içeriklerinin uzun dönem etkilerinin nasıl olacağı henüz bilinmemektedir.
• Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA)’ nin iki popüler elektronik sigara markasında yaptığı analizde bu marka e-sigaraların nikotin ve kanserojen zehirli kimyasallar (formaldehit, asetaldehit) içerdikleri saptanmış.
• Başka bir araştırmada elektronik sigaraların toksik seviyelerde nikel ve krom gibi bazı ağır metaller içerdikleri bulunmuş.
• Elektronik sigarada kullanılan ana madde sıvı nikotindir. Nikotinin zararsız olduğu yönünde düşünceler varsa da uzun süreli nikotin maruziyeti ile gen mutasyonları tetiklenebilir.
Sonuç olarak; elektronik sigaraların güvenliği ve etkinliği konusunda daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır. Elektronik sigaralar standart sigaralar kadar zararlı maddeler içermese de nikotinin yanması sonucu ortaya çıkan maddelerin (katran gibi) zararsız olduğu söylenemez.
Doç. Dr. Mehmet Emin Kalender

Kanser Bulaşıcı Bir Hastalık mıdır ?

Özellikle yeni kanser tanısı konmuş hastalarda bu soru ile sıklıkla karşılaşabiliyoruz. “Evde küçük çocuklar, erişkinler var, aynı ortamda yaşıyoruz, kanser onlara bulaşabilir mi?”. Çok net cevap olarak bugün için direk bulaşıcı olduğu bilinen hiçbir kanser türü yoktur.

Yani kanser bulaşıcı bir hastalık değildir. Ancak kanser gelişiminde rolü olan farklı virüsler vardır. Örneğin karaciger kanseri gelişiminde; hepatit B (HBV), hepatit C (HCV) virüsleri, nazofarinks kanseri; EBV, serviks kanseri; human papilloma virüs (HPV) gibi. Karaciger kanseri direk bulaşıcı değildir, ancak gelişiminde rol oynayan hepatit B ve hepatit C virüsleri bulaşıcıdır ve bu virüslerin bulaştığı kimselerde kanser gelişme riski artacaktır.

Sonuç olarak kanser hastalığı direk olarak bulaşıcı değildir, ancak bazı kanserlerin etyolojisinde rol oynayan virüsler bulaşıcıdır.

Doç. Dr. Mehmet Emin Kalender

Randevu Al

TELEFON

444 59 17