İLERİ EVRE EGFR MUTASYONU (+) KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİGER KANSERİ TEDAVİSİNDE OSİMERTİNİB

Osimertinib, oral kullanılan, 3. kuşak, geri dönüşümsüz etkili bir EGFR tirozin kinaz inhibitörüdür. “New England Journal of Medicine” dergisinde 2018 Ocak ayında (2018;378:113-125) yayınlanan bir makalede küçük hücreli dışı, ileri evre, EGFR mutasyonu(+) akciger kanseri tedavisinde Osimertinib isimli ilaç ile standart tirozin kinaz inhibitörlerinin (Erlotinib, gefitinib) etkinliği karşılaştırılmış.

Faz 3, çift kör bu çalışmaya toplam 556 hasta alınmış. İki gruba ayrılan hastalardan 1. gruba Osimertinib 80 mg/gün dozunda uygulanmış. Diğer gruba ise Gefitinib 250 mg/gün veya Erlotinib 150 mg/gün dozunda uygulanmış. Çalışmanın temel sonlanma noktası olarak hastalığın ilerlememe süresi olarak kabul edilmiş.

Çalışma sonunda Osimertinib kolunda medyan hastalığın ilerlememe süresi (PFS) diğer kola göre daha uzun saptanmış (18.9 ay vs 10.2 ay, p<0.001). Objektif cevap oranı iki grupta da benzer bulunmuş (%80 Osimertinib, %76 diğer kol). Medyan cevap süresi Osimertinib kolunda 17.2 ay, diğer kolda 8.5 ay saptanmış. Sağkalım verilerine bakıldığında 18. ayda Osimertinib kolunda %83, diğer kolda %71 (p=0.007) olarak gözlenmiş. Grad 3 ve daha yüksek yan etki oranları Osimertinib kolunda daha az sıklıkta oluşmuş (%34 vs %45).

Sonuç olarak İleri evre, EGFR mutasyonu (+) akciger kanseri tedavisinde Osimertinib standart EGFR tirozin kinaz inhibitörlerine göre benzer güvenlik profili ile daha fazla etkinlik göstermiştir, ciddi yan etkiler daha az oranda gözlenmiştir.

ZERDEÇAL ve TEDAVİDE KULLANIMI

Bilimsel ismi “Curcuma Longa”, bunun dışında yaygın kullanılan isimlerinden bazıları Hint safranı, “curcumin”, “jiang huang” olan zerdeçalın tıbbi öyküsü yaklaşık olarak 5000 yıl öncesine dayanmaktadır. Geleneksel tıpta daha çok yara iyileşmesi ve mide problemleri için kullanılmaktadır. Yapısında bulunan rizom ise bazı ülkelerde kozmetik maddelerde veya baharat olarak yemeklerde renklendirici olarak kullanılmaktadır.

Zerdeçal hafızayı güçlendirmek, artrit ve kanser önlemede kullanılmak üzere bir çok alanda pazarlanmaktadır. Farklı biyolojik etkileri keşfedildikçe, zerdeçalın potansiyel olarak kanser dahil bir çok ciddi hastalık tedavisinde de kullanımı araştırılmaktadır.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda zerdeçalın bazı biyoaktif bileşikler içerdiği gözlenmiş.

Bu nedenle yapılan araştırmalarda zerdeçalın nöron koruyucu, antiinflamatuvar, immün sistemi düzenleyici, kimyasal maddelerin zararlarına karşı koruyucu, zayıf fitoöstrojen, kemoterapi ve radyoterapiye duyarlılığı arttırıcı etkileri olduğu  gözlenmiş.

Kanser alanında yapılan zerdeçal araştırmalarına örnek olarak şu çalışmalar verilebilir:

  1. Kalın barsak kanserlerinde hastalara ameliyat öncesi dönemde oral zerdeçal kullanılması ile kaşeksi (ciddi kilo kaybı) ve genel sağlık durumlarında düzelme gözlenmiş.
  2. Yapılan faz 2 bir çalışmada ileri evre pankreas kanserli 21 hastada oral zerdeçal uygulanması ile 2 hastada fayda gözlenmiş.

Zerdeçal için etki mekanizması olarak tümör nekroz faktör-alfa (“TNF-Alpha”) konsantrasyonunu düşürerek bu etkinliği gösterdiği düşünülmektedir.

Etkili tedavi potansiyeli nedeniyle çalışmalar devam etmesine karşılık zerdeçalın barsaklarda emilimi çok iyi değildir. Nanopartikül uygulamaları, lipozomal zerdeçal formülasyonları ve karabiberde bulunan bir alkaloid olan “piperin” ile eşzamanlı kullanımı ile biyoyararlanımı artabilmektedir.

YAN ETKİ olarak alerjik dermatit, ürtiker, geçici atrioventriküler blok gelişebilir.

İlaç etkileşimleri: Sitokrom P450 enzim sistemleri üzerinden bazı ilaçların metabolizmalarını etkileyebilir.

  • Antikoagülan/antiagregan ilaç kullanan hastalarda kanama riskini arttırabilir.
  • Laboratuar ortamında meme kanseri hücre kültürlerinde ADRİAMİSİN ve “camptothecin” (İRİNOTEKAN, TOPOTEKAN)’ nın indüklediği apoptozisi (hücre ölümü) inhibe ederek etkinliğini azalttığı gözlenmiş.
  • Hayvan çalışmalarında zerdeçal kullanımı ile SİKLOFOSFAMİD’e bağlı tümör boyutunda gerileme etkinliğinin inhibe olduğu gözlenmiş.
  • Norfloksasin öncesi zerdeçal kullanımı ile ilacın metabolizmasının etkilenebiliyor.

Özet olarak zerdeçalın antiinflamatuvar etkilerinin olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte kanser hastalarında kullanımı sırasında kemoterapi ilaçları ile oluşabilecek etkileşimler yönünden dikkatli olunmalıdır.

(“ASCO Post” Gary Deng ve Jyothirmai Gubili tarafından yazılan derlemeden faydalanılmıştır).

Kanser Bulaşıcı Bir Hastalık mıdır ?

Özellikle yeni kanser tanısı konmuş hastalarda bu soru ile sıklıkla karşılaşabiliyoruz. “Evde küçük çocuklar, erişkinler var, aynı ortamda yaşıyoruz, kanser onlara bulaşabilir mi?”. Çok net cevap olarak bugün için direk bulaşıcı olduğu bilinen hiçbir kanser türü yoktur.

Yani kanser bulaşıcı bir hastalık değildir. Ancak kanser gelişiminde rolü olan farklı virüsler vardır. Örneğin karaciger kanseri gelişiminde; hepatit B (HBV), hepatit C (HCV) virüsleri, nazofarinks kanseri; EBV, serviks kanseri; human papilloma virüs (HPV) gibi. Karaciger kanseri direk bulaşıcı değildir, ancak gelişiminde rol oynayan hepatit B ve hepatit C virüsleri bulaşıcıdır ve bu virüslerin bulaştığı kimselerde kanser gelişme riski artacaktır.

Sonuç olarak kanser hastalığı direk olarak bulaşıcı değildir, ancak bazı kanserlerin etyolojisinde rol oynayan virüsler bulaşıcıdır.

Doç. Dr. Mehmet Emin Kalender

Randevu Al

TELEFON

444 59 17